DUMAN İle Geçen 25 Yıl

12 yaşında bir çocuğun Eylül’den Haziran’a kadar süren eğitim yılının ardından beklediği yaz tatili başlangıcı, Şanlıurfa’dan İzmir’e yapılan uzun otobüs yolculuğu ve İzmir Üçyol’da bulunan küçük ama sempatik teyze evi… O evin çalışma odasında bulunan walkmanden duyulan “Duman – Belki Alışmam Lazım” albümü… İşte benim Duman grubuyla tanışma hikayem 2003 yılının yaz aylarına dayanıyor. O yaz neler yaşandı, nerelere gidildi tam olarak hatırlayamasam da albümün bende uzun soluklu izler bıraktığı kesin. Bu yüzden müzik, zamanın ötesine geçen bir hatıradır diyebilirim. Duman grubunu tanımamın üzerinden 21 yıl, grubun kuruluşunun üzerinden ise tam 25 yıl geçmiş. Gelin, bu 25 yılın nasıl geçtiğini hep birlikte yeniden gözden geçirelim.
Kuruluş
Kaan Tangöze, müzik kariyerine 1990’lı yılların başında Mad Madame adını verdikleri grupla İstanbul’da cover performansları yaparak başlar. Bu grubun üyeleri; Kaan Tangöze, Ari Barokas ve Yakup Trana’dır. 1994 yılında eğitim amacıyla Seattle’a giden Kaan Tangöze, burada müzikal yolculuğunu sürdürür. Amerika’da olduğu dönemde, bir gün “Şarkılarınızı yollayın, yayınlayalım.” yazan bir ilan gören Kaan Tangöze ve Yakup Trana; “La La La” şarkısını kaydeder ve gönderirler. Mad Madame, Seattle ve Los Angeles’ta Lori Records tarafından yayımlanan toplama albümlerde (Today’s Special Albümü) yer alır. Kaan Tangöze ve Yakup Trana (albümde yer alan adıyla Jack Trana), bu albümün tanıtım konserinde tek yabancı grup olarak akustik performanslarıyla sahne alırlar. Bu dönemde Kaan Tangöze kazandığı deneyimlerle ve biraz da gurbette olmanın verdiği hissiyatla Türkçe sözlerle besteler yapar ve Türkiye’ye döndüğünde ilk albüm için adımlar atmasına zemin hazırlar.
Kaan Tangöze Seattle’dayken Mad Madame’ın diğer üyesi Ari Barokas, İstanbul’da müzikal faaliyetlerine devam eder. Kaan Tangöze ve kuzeni Yakup Trana’nın Seattle’a gidişinin ardından bir süre başka bir grupta çalma isteği duymayan Ari Barokas, 32. Gün programının müziklerini yaparak müzikle ilgisini sürdürür. 1997 yılında Kenan Vural ile Serüven adıyla soft-rock tarzında bir albüm projesine girişir ancak bu proje ticari olarak başarısız olur. Kaan Tangöze, Seattle’dan döndüğünde yıllar içinde geçirdikleri müzikal değişimlerin benzer değişiklikler olduklarını fark eden Ari Barokas, Kaan Tangöze’nin Seattle’da bestelediği şarkıları dinler ve ikili bu şarkıların kaydını alıp bir CD’ye çeker. Ellerindeki CD ile Blue Blues Band grubunda babası Batu Mutlugil ile sahne alan Batuhan Mutlugil’e dinletirler ve onu gruplarına davet ederler. Batuhan Mutlugil’in katılımı ve Yakup Trana’nın Mad Madame’dan ayrılmasıyla “Duman” grubunun temelleri atılmış olur.

Eski Köprünün Altında
1999 yılında Eski Köprünün Altında, Kaan Tangöze’nin yurtdışında yazdığı ve bestelediği şarkılardan oluşur. Sadece albümde yer alan “Hatun” şarkısını İstanbul’da yazmıştır. “Dağlar Bağlar” şarkısının sözlerinde Ari Barakos’ın da katkısı olmuştur. Albümün açılış şarkısı “Köprüaltı” enerjik yapısı ve coşkusuyla iyi bir başlangıç yapar. “Köprüaltı”, dönemin popüler mekânı “Kemancı’ya” da göndermeleri olan ve de Kaan Tangöze’nin Türkiye’ye dönüşünü de çok güzel ifade ediyor; “Denizler aştım geliyorum. Bilirsin derdim seninle…”. Özlem ve sevgiyi işleyen “Hatun”, melankolik “Halimiz Duman”, Anadolu motifli “Dağlar Bağlar”, yaşam dolu “Hayatı Yaşa” ve Özdemir Asaf’ın şiirinden esinlenen “Yalnızlık Paylaşılmaz” albümde dikkat çeken diğer parçalar. Apolitik gençliğe gelen eleştirilere bir yanıt “Dönek”, İstanbul’un sevgi-nefret ilişkisini ve Beyoğlu’nu anlatan “İstanbul” şarkısı ve albümün finali “Senin Gibi” şarkısıyla albüm sona eriyor.
Müzikal açıdan albüm, Duman’ın müzikal çeşitliliğini ve deneyselliğini yansıtıyor. Kaan Tangöze’nin kendine has vokali, Batuhan Mutlugil’in gitar soloları ve Ari Barokas’ın bas yürüyüşleri albümde etkileyici bir bütünlük sağlıyor. Basit düzenlemeleri ve derinlikli sözleriyle Türk rock müziğine taze bir soluk getiren albüm, Duman’ın kendine özgü tarzını bulma sürecinin önemli bir yansıması olarak kalıcı bir etki bırakıyor. Türk ezgilerinin grunge müziğinin birleşimiyle Duman grubuna özgü bir tarzın doğuş albümü diyebiliriz. Duman grup olarak albümün ilk konserini 18 Mart 2000’de İstanbul’da Mojo adlı mekânda vermiştir.
Belki Alışmam Lazım
Benim 12 yaşında dinleyip grupla tanıştığım albüm, Duman’ın kendini kabul ettirdiği, tarzının oturduğu ve popülerliğe kavuştuğu albümdür. 2002 yılında yayımlanan “Belki Alışman Lazım”, Duman’ın sadece Türkiye’deki en popüler rock grupları arasına girmesini sağlamakla kalmadı, aynı zamanda Türk rock tarihinin de kırılma noktalarından biri oldu. Albüm, Sezen Aksu’nun “Her Şeyi Yak” şarkısının coverıyla muhteşem bir çıkış yaptı ve bu parça, Duman’ın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağladı. Albümdeki “Bu Akşam” ve “Oje” gibi şarkılar, kısa sürede dillere düşerek grubun dinleyici kitlesini büyüttü.
Müzikal açıdan değerlendirildiğinde “Belki Alışman Lazım” albümü, Duman’ın grunge ve alaturka tınılarını ustaca harmanladığı bir eser olarak öne çıkıyor. Kaan Tangöze’nin karakteristik vokali, sert batı ritimleri üzerine yerli bir gırtlak oturtarak özgün bir hat yakalıyor. Albümdeki “Ah” ve “Elimdeki Saz Yeter Canıma” gibi şarkılar yerel motifleri başarıyla işlerken “Mânâsı Yok” ve “Masal” şarkılarında politik duruşlarını sergiliyor. Belki Alışmam Lazım, Duman’ın müzikal çeşitliliğini ve deneyselliğini gözler önüne sererken Türk rock müziğinde kalıcı bir etki bırakmayı başarıyor. Albümdeki “Herşeyi Yak” coverı ve aşağıda belirtilen şarkılar dışında tüm söz ve besteler Kaan Tangöze’ye, “Oje” şarkısının bestesi Duman grubuna, “Bal” şarkısının bestesi Batuhan Mutlugil ve Kaan Tangöze’ye, “Ah” şarkısının bestesi de Batuhan Mutlugil’e aittir.
“Konser” Albümü ve Türkiye’nin İlk DVD Albümü “Bu Akşam”
2003 yılına geldiğimizde Duman grubu kendilerinin de sevdikleri grupların canlı performanslarını dinlemekten zevk aldıkları için ve sahnede olma hallerinin albüm kayıtlarından daha farklı tatlar barındırdığı için ilk konser albümlerini piyasaya sürer. “Konser” albümü, Duman’ın 2003 yılında İstanbul’da verdiği dört konserden alınan kayıtlarla oluşturulmuştur. Bu konserler; 16 Mart’ta Bostancı Gösteri Merkezi, 16 Mayıs’ta Harbiye Açık Hava Tiyatrosu, 15 Haziran’da Maslak Venue ve 27 Haziran’da Boğaziçi Üniversitesi Spor Festivali’nde gerçekleşmiştir. 30 Haziran 2003 tarihinde yayınlanan bu albüm, Duman grubunun konserlerine katılamayan dinleyicilerine de şarkıların canlı versiyonlarını ve de albümlerde yer almayan Özdemir Erdoğan’ın “Gurbet” şarkısının coverı, sözleri Vecdi Bingöl’e bestesi Saadettin Kaynak’a ait “Çile Bülbülüm” şarkısının coverı ve Müslüm Gürses’ten dinlediğimiz “Olmadı Yar” şarkısının coverını da dinleme şansı verir.
Duman dinleyicileri, grubun müthiş sahne performansını yansıtan “Konser” albümünün yanı sıra NR1 Müzik tarafından 2004yılının Ekim ayında yayınlanan Türkiye’nin ilk müzik DVD’si “Bu Akşam” ile de büyük bir teselli bulur. “Bu Akşam” DVD’si, 4 Ekim 2003’te İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi’nde verilen konserin görüntülerinden oluşmaktadır. DVD’de konserin yanı sıra grubun yayınladığı video klipler, katıldıkları programlardan bazı görüntüler, sahne arkası görüntüleri, şarkı sözleri ve fotoğraflar da yer alır. Bu albüm, Duman’ın canlı performanslarındaki enerjiyi ve sahne arkasındaki samimiyeti yansıtarak dinleyicilerine unutulmaz bir deneyim sunar ve Türkiye’de çıkan ilk DVD albüm olma özelliği ile de dikkat çeker.



Seni Kendime Sakladım
2005 yılına gelindiğinde Duman üçüncü stüdyo albümleri “Seni Kendime Sakladım” ile dinleyicilerinin karşısına çıkarak Türk rock müziğinde bir kez daha çıtayı yükseltir. Bu albüm, Duman’ın olgunlaşma döneminin bir yansıması olarak grubun hem müzikal hem de tematik açıdan çeşitliliğini sergiler. Albüm, açılış parçası “Özgürlüğün Ülkesi” ile dünya politikalarına sert bir eleştiri getirirken, Kaan Tangöze’nin derin ve etkileyici vokali, dinleyiciyi hemen içine çeker. “Seni Kendime Sakladım” parçası, albümün çıkış şarkısı olarak grubun romantik ve melankolik tarafını ortaya koyar. Sözleriyle dikkat çeken “Yürekten” şarkısı ve türkü formuna en yakın şarkılarından biri “Sadece Koklayacaktım” albümde öne çıkan parçalardan. Ari Barokas’ın söz ve müziğini yazdığı “Sayın Bayan” ve “Aman Aman” şarkıları ise albüme farklı bir renk katar ve grubun kolektif yaratıcılığını gözler önüne serer.
Müzikal açıdan “Seni Kendime Sakladım”, Duman’ın grunge ve alaturka tınılarını kusursuzca harmanladığı bir başyapıt olarak öne çıkar. Albümdeki şarkılar, grubun sanatsal derinliğini ve tematik cesaretini yansıtır. “Melek” parçası, içeriği ve melodisiyle parlamaya devam ederken “Sen Ben”, “Yanıbaşımdan” ve “Rüyanda Görsen İnanma” şarkıları melodik çeşitlilikleriyle dikkat çeker. Duman, bu albümde sadece müziğiyle değil, aynı zamanda sözleriyle de dinleyicilerini derin düşüncelere sevk eder. “Seni Kendime Sakladım”, Duman’ın müzikal kariyerinde grubun eşsiz tarzını daha da pekiştirir ve onları bu türün öncülerinden biri haline getirir.
En Güzel Günüm Gecem (1999-2006) Ve Rock’n Coke Konseri (2 Eylül 2006)
2007 yılında, Duman dinleyicilerine özel bir albüm sunarak müzik kariyerlerinde önemli anları ölümsüzleştirir. “En Güzel Günüm Gecem (1999-2006)” albümü, grubun en sevilen şarkılarından oluşan bir “best of” koleksiyonudur. Bu albüm, Duman’ın kliplerinden oluşan bir DVD ilavesiyle piyasaya sürülmüş ve albüm adını Kaan Tangöze’nin dinleyicileri için yazdığı Seni Kendime Sakladım albümünden “En Güzel Günüm Gecem” şarkısından almıştır. Bu albüm; Duman’ın müzikal yolculuğundaki önemli dönüm noktalarını bir araya getirirken dinleyicilere grubun geçmişine dair bir retrospektif sunar.
2008 yılında dinleyicilerin yeni albüm beklentisini 2 Eylül 2006 yılında katıldıkları Rock’n Coke Konseri’nin albümüyle karşılamaya çalışırlar. Canlı performans albümlerini seven Duman grubu bu konser albümleriyle üç stüdyo albümlerinde yer alan şarkıların tamamına yakınının canlı versiyonlarını dinleyicileriyle buluşturmuş olur.
Duman 1 ve Duman 2
2009 yılı 18 Mart’ında, Duman dinleyicilerine büyük bir sürprizle karşılayarak iki albümü birden piyasaya sürer: “Duman I” ve “Duman II”. Bu albümler, dört yıllık aranın ardından gelen toplamda yirmi yeni şarkıyla dinleyicilerin özlemini giderir ve grubun müzikal evrimini gözler önüne serer. Kayıtları, Muse ve Snow Patrol gibi büyük isimlerin de tercih ettiği İrlanda’daki Grouse Lodge Stüdyoları’nda tamamlanan albümler, grubun prodüktörlük görevini de üstlendiği ilk çalışmalarıdır. Bu dönemde, Duman’ın hem bireysel hem de toplu olarak gösterdiği sanatsal gelişim, dinleyiciler için unutulmaz bir müzik deneyimi sunar.
“Duman I” ve “Duman II” albümleri, grubun müzikal derinliğini ve bireysel katkılarını vurgular. Bu albümlerde ağırlıklı olarak Kaan Tangöze’nin söz ve besteleri olsa da tüm grup üyelerinin söz ve besteleri bulunur. Albümün çıkış şarkısı “Dibine Kadar”, Kaan Tangöze’nin imzasını taşır ve Kemerburgaz’daki taş ocaklarında dinleyicileriyle birlikte çekilen klibiyle dikkat çeker. “Sarhoş” parçası, Kaan Tangöze’nin kendine has ve akılda kalıcı vokal performansıyla dikkat çekerken şarkının sonlarına doğru gelen caz dokunuşları keyifli bir dinleme deneyimi sunar. Söz ve bestesi Ari Barokas’a ait “Sor Bana Pişman Mıyım” şarkısı Anadolu motifleriyle albümü zenginleştirir. Grubun davulcusu Cengiz Baysal’ın piyanosuyla hayat bulan ve farklı tarzların bir araya geldiği başka tatların denendiği “Yağmurun Sabahında”. Batuhan Mutlugil’in söz ve bestesi olan “Balık” gibi Karadeniz yörelerine bizi götüren şarkılarla Duman’ın çok yönlü müzikal yeteneklerini görüyoruz bu ikili albümde. “Duman I” ve “Duman II”, Duman’ın müzikal yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olarak grubun hem sanatsal olgunluğunu hem de müzikal cesaretini ortaya koyar. Bu albümler, Duman’ın müzik sahnesindeki yerini sağlamlaştırırken dinleyicilerine unutulmaz bir işitsel deneyim sunar ve Türk rock müziğinde kalıcı izler bırakmaya devam eder.





Duman Canlı (2011)
Dolu dolu konserlerle geçen yılların ardından 2011 yılında, Duman hayranlarını özel bir konser albümüyle sevindirir: “Canlı” 2 Haziran 2011’de yayımlanan albüm, 32 şarkıdan oluşan ve iki CD’lik kapsamlı bir çalışmadır. “Canlı” albümü, grubun en sevilen şarkılarının akustik versiyonlarını içererek dinleyicilere farklı ve yeni bir deneyim sunar. Kayıtlar, 7 Kasım 2010 tarihinde İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirilmiştir ve Pasaj Müzik etiketiyle piyasaya sürülmüştür.
Albümde; “Dibine Kadar”, “Sarhoş”, “Elleri Ellerime” ve “Haberin Yok Ölüyorum” gibi hit parçaların akustik yorumları bulunur. Ayrıca albüm; Duman’ın sadece kendi şarkılarını değil, aynı zamanda klasikleşmiş eserleri de kendi tarzlarında yorumladığı cover şarkıları da dinleyicileriyle paylaşır. Erkin Koray’ın seslendirdiği Burhan Bilgin’in eseri “Sen Yoksun Diye” ve Aşık Veysel’in unutulmaz türküsü “Kara Toprak” eserlerinin coverları, albümdeki çeşitliliği artırırken Duman’ın müzikal köklerine ve etkilenimlerine de işaret eder.
Darmaduman
2013 yılını en iyi tanımlayan albüm adıyla Duman, dinleyicileri uzun bir bekleyişin ardından yepyeni bir stüdyo albümüyle buluştu: “Darmaduman”. Albümün ilk habercisi olan şarkı Haziran 2013’te Duman’ın youtube kanalından yayımladığı “Eyvallah”, Gezi direnişi sırasında yayımlandı ve birçok meydanda büyük ilgiyle direnişin şarkısı oldu diyebiliriz. Şarkının sözleri, “Biberine gazına, cobuna sopasına… Tekmelerin hasına, Eyvalllah!”, şarkı ODTÜ’deki olayların yoğun olduğu bir dönemde yazılmış ve dinleyicilere güçlü bir protest mesajı iletmiştir. Şarkının kayıtları Mart 2013’te tamamlanmış olmasına rağmen Gezi Parkı protestoları sırasında yayımlanması, şarkının mesajının daha geniş kitlelere ulaşmasını sağladı. Bu albümde, Duman ilk defa hücum kayıt yöntemini kullanmış, yani şarkıları grup üyeleri stüdyo ortamında aynı anda çalarak kaydetmiştir. Bu yöntem, albümdeki enerjiyi ve sahne performansındaki doğallığı yansıtmakta büyük bir rol oynamıştır. Albümde Kaan Tangöze, Batuhan Mutlugil, Ari Barokas ve o dönem grubun davulcusu Cengiz Baysal’ın imzaları bulunan 13 şarkı yer alıyor.
“Gözleri Kanlı” ve “Köpekler” gibi parçalar, ülkenin içinden geçtiği zorlu süreçlere dair sert eleştiriler barındırıyor. “Gözleri Kanlı”, dönemin siyasi atmosferini “Kalemi tut, boşuna yat, sebebi yok. Her satır kafeste durmalı, dört duvar içinde kalmalı”sözleriyle özetlerken “Köpekler” ise “Adını saklar yüzünü gizler, yolunu bekler yine köpekler” sözleriyle yaşanılan olayların benzerliğine vurgu yapar. Bu albümde Duman, politik ve eleştirel duruşunu daha da belirginleştirerek toplumsal meseleleri cesurca ele alıyor.
Albümde yer alan diğer şarkılar, “Gönül İster” 60’lı yıllar melodilerini modern bir dokunuşla sunarak nostaljik bir hava katıyor. Cengiz Baysal’ın söz ve müziğiyle dikkat çeken “Sınana Sınana”, reggae etkileriyle Duman’ın alışılmadık ritimlerde de başarılı olduğunu gösteriyor. Albümün en hareketli şarkılarından “Saldır”, yüksek enerjisiyle konserlerin vazgeçilmezi olmaya aday. “Melankoli” ve “Yürek” gibi şarkılar ise albümdeki duygusal ve lirik tonları pekiştiriyor.
Bu albümde, Kaan Tangöze’nin vokal tarzı da dikkat çekiyor; yer yer brutal denebilecek bir sertlikle, duyguları en yoğun şekilde yansıtıyor. “Darmaduman”, Duman’ın sanatsal derinliğini ve toplumsal duyarlılığını keşfetmeye değer bir albüm olarak öne çıkıyor. Bu albüm, Duman’ın sadece müzikal anlamda değil aynı zamanda toplumsal ve politik mesajlarıyla da ne kadar güçlü bir grup olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.


Solo Çalışmalar-Kaan Tangöze
Grupta ilk solo çalışmayı Kaan Tangöze, Eylül 2015’te yayımladığı “Gölge Etme” albümüyle yapmıştır. Bu solo albümde Kaan Tangöze, Karacaoğlan’ın “Bir Kız Bana Emmi Dedi” eserini coverlar, Özdemir Asaf’ın “Çizik” şiirinden “Bekle Dedi Gitti”şarkısının nakaratını kullanmış ve ayrıca Özdemir Asaf’ın iki şiirini bestelemiştir. Albümde Aşık Mahzuni Şerif’in “Tersname”şiirini besteler ve Hacı Taşan ile bilinen “Allı Turnam” türküsünü de seslendiren Kaan Tangöze, albümdeki diğer parçaların söz ve müziklerini kendisi yazmıştır. Duman grubunun politik duruşu, Kaan Tangöze’nin solo albümünde de devam etmektedir. Albümün adıyla başlayan bu politik tavır, şarkılarda da kendisini göstermektedir.
Kaan Tangöze, solo çalışmalarına 2021 yılında üç ayrı parça yayımlayarak devam etmiştir. Bu şarkılar, Gain platformu için kayda aldığı Sezen Aksu’nun “Sorma” şarkısı ve Aşık Mahzuni Şerif’in “Haşlayın Beni” ve “Gül Yüzlü Cananım” eserleridir. Solo konserlerinde de sıkça Aşık Mahzuni Şerif’in eserlerini yer veren Kaan Tangöze, son solo çalışmasını 2022 yılında “Aşık Mahzuni Şerif Türküleri” albümüyle taçlandırmıştır.
Kaan Tangöze’nin solo çalışmaları, onun müzikal yeteneklerini ve ilham kaynaklarını daha derinlemesine keşfetmemizi sağlıyor. “Gölge Etme” albümü, Kaan Tangöze’nin Türk Halk şairlerinden ve Çağdaş Türk şairlerinden nasıl etkilendiğini gösteriyor. Albümdeki politik duruş ise Kaan Tangöze’nin müziğinde sadece duygusal ve sanatsal değil, aynı zamanda toplumsal meselelere de duyarlı olduğunu gösteriyor. Özellikle Aşık Mahzuni Şerif’in eserlerini bestelemesi ve seslendirmesi, Kaan Tangöze’nin Anadolu müziğine olan bağlılığını ve saygısını vurguluyor. Bu çalışmalar, Kaan Tangöze’nin müziğe olan tutkusunu ve sanatsal vizyonunu daha geniş bir perspektiften değerlendirme imkânı veriyor.
Solo Çalışmalar-Ari Barokas
Ari Barokas, Duman grubunda Kaan Tangöze’den sonra solo çalışması yapan ikinci kişi oldu. Ari Barokas, dinleyiciler tarafından bu kadar uzun süre böyle bir çalışmadan mahrum kaldıklarını sorgulatacak kadar etkileyici bir albüm ortaya koydu. “Lafıma Gücenme” albümünün oluşum süreci, zaman içinde biriken ve kıyıda köşede kalmış şarkıların bir araya getirilmesiyle başladı. Büyük Ev Ablukada’dan tanıdığımız Utku İnan’ın ısrarının ve etkisinin çok olduğunu bir röportajında ifade eden Ari Barokas, yaklaşık bir yıl süren ve geniş aralıklarla yapılan provaların ardından stüdyoya girerek şarkıları hücum kayıt tekniğiyle kaydetti. Bu sürecin sonunda ortaya çıkan “Lafıma Gücenme” albümü, hem müzikal hem de politik ifadesiyle dinleyicilerin beğenisini toplayan, 2018 yılının başarılı solo albümleri arasında yerini aldı. 2021 yılında albümün canlı kaydını “Lafıma Gücenme – Stüdyodan Konser” adıyla yayınladı. 2022 yılına geldiğimizde “Felekten Saadet Çalınmaz” coverıyla ikinci solo albümün haberine veren Ari Barokas ilk albümün politik duruşuyla ve müzikal tadıyla harmanlanmış birçok cover içeren “Bu Toprak Senin” adını verdiği ikinci solo albümünü yayınladı.
Solo Çalışmalar – Batuhan Mutlugil
Batuhan Mutlugil, 2020 yılında yayımladığı “Bambaşka” adlı teklisiyle solo kariyerine adım attı. Bu tekli, Batuhan Mutlugiltarafından “planlanmamış” olarak nitelendirilen ve sanatçının çeşitli dönemlerde birlikte çalıştığı müzisyen arkadaşları Utku Ünalve Caner Üstündağ ile stüdyoya girmesi sonucu ortaya çıkan “Yadigar” albümünün habercisi oldu. 2021 yılında yayımladığı bu 9 şarkılık ilk solo albümünde, Batuhan Mutlugil kendi söz ve müziğini dinleyicileriyle buluşturdu. Albüm, Batuhan Mutlugil’in grup çalışmalarından farklı olarak, daha kişisel ve özgün bir müzikal yolculuğu temsil ediyor. 2022 yılında “Affet” adlı cover’ı ve 2023 yılında yayımladığı Mehmet Güreli İle Buluşmalar adıyla “Koş Git Bir De Sen Bak”teklisiyle solo kariyerini sürdürmeye devam etti. Bu solo çalışmalar grup üyelerinin her birinin beslendiği ve dinledikleri müzikleri daha yakından öğrenme imkânı sunuyor.





Solo çalışmalara daha sonra ayrıntılı olarak değineceğim yazılar olacak ancak şimdilik bu çalışmalara da kısaca değinmek istedim. Çünkü Duman grubunun son albümü 2013 yılında çıkmış olsa da geçen bu 11 yılda “Duman”sız kalmadık. Grup, yoğun konser programları ve solo çalışmalarıyla dinleyicilerini sürekli beslemeye devam etti.
2024 yılına geldiğimizde ise grup 16 şarkılık yeni albümlerinin duyurusunu yaptı ve albümden iki parçayı —“Nerde Benim Kafam” ve “Kufi”— dinleyicileriyle buluşturdu. Son Ankara konserlerinde bu iki şarkıyı canlı dinleme şansı buldum ve özellikle “Kufi”yi ilk dinlediğimde şarkının bir konser finali için mükemmel olduğunu hissetmiştim, yanılmamışım. Bu iki şarkıyla Duman, son albümlerinde olduğu gibi yaşadığımız dönemin politik havasını müziklerine başarıyla yansıtıyor. Ne mutlu ki Duman’ı canlı dinleme keyfine erişiyoruz. Albüm yayımlandıktan sonra kendi izlenimlerimi de paylaşacağım; fakat “Kufi” şimdiden son dönemde yayımlanan en başarılı şarkılardan biri oldu diyebilirim. Şarkıların yayımlanmasının ardından verilen ilk konserde tüm dinleyicilerin şarkıyı ezberlemiş ve eşlik etmiş olması bunun en büyük kanıtı.
Sonuç – Duman’ın Türk Rock Müziğine Etkisi
Duman, Türk rock müziğinde bir grup olmanın ötesine geçerek, bir neslin sesi, bir dönemin simgesi haline geldi. 25 yıl boyunca ortaya koydukları her albüm, müzikal çeşitlilikleri, cesur sözleri ve toplumun nabzını tutan şarkılarıyla Türk rock müziğininevriminde kritik bir rol oynadı. Kaan Tangöze’nin vokali, Batuhan Mutlugil’in gitarı, Ari Barokas’ın bası ve Alen Konakoğlu’nun, Cengiz Baysal’ın, Doğaç Titiz’in davulları, Duman’ın özgün tarzını yarattı. Duman, yerel ezgilerle Batı’nın rock tınılarını ustalıkla harmanlayarak Türkiye’nin müzik sahnesinde derin izler bıraktı. Duman, yalnızca müzikal başarılarıyla değil, aynı zamanda toplumsal ve politik duruşlarıyla da dikkat çekti. Bu yüzden Duman, birçok insan için bir müzik grubundan çok daha fazlası; bir yaşam tarzı, bir felsefe, bir başkaldırı sembolü haline geldi. Önümüzdeki yıllarda da Duman’ın etkisinin devam edeceğine inanıyorum. 25 yıl boyunca nasıl ki müzikleriyle ve sözleriyle bir döneme damga vurdularsa, bundan sonra da yeni nesiller için bir ilham kaynağı olmayı sürdüreceklerdir. Duman’ın şarkıları, yalnızca bu dönemin değil, geleceğin de sesi olacak; her yeni albüm ve şarkı, Türk rock müziğinin sınırlarını genişletmeye ve yeni ufuklar açmaya devam edecektir.
Özetlemek gerekirse; Duman’ın Türk rock müziğindeki etkisi yadsınamaz. Geçmişten günümüze kadar olan bu müzikal yolculuk onların başarısının ve kalıcılığının bir kanıtı. Türkçe sözlü rock müzik, onların müziğinin etkisiyle şekillenmeye devam edecek. Duman, sadece müzikleriyle değil, duruşları ve sözleriyle de nesiller boyu hatırlanacak bir grup olarak Türk müzik tarihinde her zaman özel bir yere sahip olacak. Elimden geldiğince Duman ile geçen 25 yılı anlatmaya çalıştım; umarım bu hikâyeyi anlatmaya hep devam ederiz.
En güzel günümüz ve gecemiz Duman ile olsun!

güzel bir duman yazısı. teşekkürler.
Son yıllarda Türk müziği hakkında okuduğum en kapsamlı, özgün ve keyifli yazılardan biri oldu. Ellerinize sağlık! Rock müzikte ülkemiz ve hatta sınırlar ötesinde büyük ses getirmiş, devasa hayran kitleleri oluşturmuş olan Duman’ın gözler önünde olan ancak pek de bilinmeyen oluşum ve gelişim sürecini bizler için keyifli bir yazıya dönüştürmüşsünüz. Fatih Akın’ın 2005 yılında yayınladığı “İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek (Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul” belgeselinde grubun üyeleri ve tarihi hakkında edindiğim kısa bilgilerden sonra bu yazı harika bir kılavuz oldu. Sanıyorum ki bir çoğumuz Duman ile uzak veya yakın ancak benzer bir şekilde ilişkilenmişizdir.
Yeniden bu keyifli yazı için size; Türk Rock Müziğine kazandırdıkları için ise Kaan Tangöze, Batuhan Mutlugil, Ari Barokas, Doğaç Titiz, Alen Konakoğlu, Cengiz Baysal ve Mehmet Demirdelen’e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.