Rock Müzik, Sanatçı Rehberleri, Türk Müziği

Türk Rock Müziği – Erkin Koray

Kendi müzik tarihimize bir sondaj yaptığımızda, Rock tünelinin sonu Erkin Koray’a çıkar. Erkin Koray, soruları olan dünyayı sunulanın ötesinde anlamaya çalışan nev-i şahsına münhasır bir hippidir.

Hippi akımı savaş yerine sevişmeyi önerirken Erkin Koray, kızların da askere alınmasını ister. Hatta herkesi askere gitmeye davet eder. Tanımayanlar için çelişkili hatta tutarsız gelebilir. Ama tanıyınca, düşüncesine katılmasanız bile, ona hak verirsiniz. O “Türk Hippi” dir. Tam 24 ay askerlik yapmıştır. Askerliğin ülkeyi savunmak olduğunu, militarizm olmadığını söylemiştir. “Silahları bütün dünya aynı anda bırakacaksak varım! Bize yediremezler…” diye anlatır mevzuyu.

Dünyanın birçok yerinde bulunmuş, birçok farklı kültürü tanımış, etkilenmiş ama “Türk” olmaktan buralı olmaktan vazgeçmemiştir. Milliyetçidir ama bu hamaset kokan, iki yüzlü bir milliyetçilik değildir. Bu insanları sevmiştir, bu ülkeyi sevmiştir. Sadece biraz daha fazla maaş için ülkesini terk edenler gibi değildir. Bu toprakların ona kattığı her şeyi sahiplenmiştir. Buranın insanın, hissedip müziğe aktardığı bütün müzik formlarını aynı aşkla kucaklamıştır.

Müziği etnikle, evrensel arasındaki yelpazenin bütün tonlarını taşır. Etnik form arttıkça her eve girmiş, evrensele yaklaştıkça sofistike dinleyici kitlesine ulaşmıştır. O yüzden hemen herkesin sevdiği bir Erkin Koray şarkısı vardır.

İlk Türkçe sözlü plağındaki Bir Eylül Akşamı şarkısı Rolling Stones tarafından Paint it Black e dönüştürülmüştür. Mick Jagger röportajında “intihal” yaptığı sanatçının adını hatırlamasa da Erkin Koray 50 yıl sonra kendi şarkılarıyla ABD radyolarında en çok dinlenen sanatçı olacaktır. Bu “esinlenmenin” Rolling Stones’un Erkin Koray’a değer kattığını sananlar var maalesef. Erkin Koray, Rolling Stones kadar popüler olmasa da onlardan daha özgündür. Hissettiği bütün duyguları ve düşünceleri müziğine aktarmıştır.  Birçok müzik biçimini rockla birleştirmiş, bağlamayı elektrikli hale getirerek, kendi sounduna uyarlamıştır. Yaşıtı müzisyenler başka ülkelerde çok önceleri emekli olurken, o ölümüne kadar konserler vermiştir. Canlı çalmayı sevmiştir, müziğini yaşayan, ete kemiğe büründüren bir adamdır. Ankara pavyonlarından, rock barlara, stadyum konserlerine kadar her yerde aynı coşku ve tutkuyla çalar. Söz ve müziği kendisine ait olmayan şarkılar bile onunla kimlik kazanmıştır. İlk notayla birlikte Erkin Koray şarkılarını tanırsınız.

Paris’te gazetecilere bile röportaj vermeyen John Lennon’nın Erkin Koray’ı davet etmesi, derin bir müzik tutkusu ve samimiyeti görmesinden başka ne olabilir? Çünkü samimiyet ve tutku taklit edilemez. Tıpkı Erkin Koray’ın taklit edilemediği gibi.

Erkin Koray’la ilgili anlatılacaklar o kadar çok ki, sanırım bunu bir müzik tarihçisine bırakmalıyız. Sadece “hit” olan şarkılarını yazmaya kalksak bu yazının sonu gelmezdi.

Sadece yanıldığı tek yeri söyleyerek bitirelim, “Nefes alırken, nefes verirken, gülüp ağlarken tek başına değildin Erkin Baba Biz hep yanındaydık.

author avatar
H. Deniz Apaydın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir